İlgeç (edat) nedir?
İlgeç, tek başına bir anlam taşımayan ama önündeki sözcükle birleşince cümleye anlam katan sözcüktür. "Gibi", "için", "göre", "sonra" bunların en bilinenleri. Okul kitaplarında aynı sözcük türüne edat denir; ilgeç onun Türkçe adıdır.
Kısa tanım
"Senin gibi" dediğimizde "gibi" sözcüğü tek başına bir şey anlatmaz. Ama "senin" ile birleşince bir benzetme kurar. İlgeçlerin işi budur: sözcükler arasında ilgi kurmak. Adlarını da buradan alırlar.
İlgeçler her zaman bağlı oldukları sözcüğün arkasından gelir. Bu yüzden Türkçedeki edatlara "son çekim edatı" da denir. İngilizcede bu iş çoğunlukla sözcüğün önüne gelen "with", "for", "after" gibi sözcüklerle yapılır; Türkçede sıra terstir: "with you" değil, "seninle".
Edat önündeki sözcükle birlikte bir edat öbeği kurar ve bu öbek cümlede tek bir parça gibi davranır. "Dersten sonra kütüphaneye gittik" cümlesinde "dersten sonra" öbeği, işin ne zaman yapıldığını söyleyen bir zarf tümlecidir.
Hangi edat hangi hâli ister?
Edatı en kolay tanımanın yolu, önündeki sözcüğün hangi eki aldığına bakmaktır. Edatlar bu açıdan üç gruba ayrılır.
| Önündeki sözcük | Edatlar | Örnek |
|---|---|---|
| Yalın hâl (zamirlerde ilgi hâli) | gibi, için, ile, kadar, üzere | kuş gibi, senin için, kalemle |
| Yönelme hâli (-e, -a) | göre, karşı, doğru, kadar, dek, değin, rağmen, karşın, dair, ait | bana göre, eve doğru, yağmura rağmen |
| Ayrılma hâli (-den, -dan) | beri, önce, sonra, dolayı, ötürü, başka, itibaren, öte | sabahtan beri, dersten sonra, yarından itibaren |
"Kadar" iki grupta birden yer alır: "dağ kadar" (yalın) ile "akşama kadar" (yönelme) farklı anlamlar taşır.
Edat mı, başka bir tür mü?
Sınavlarda en çok yapılan hata, edat olarak kullanılabilen bir sözcüğü her cümlede edat sanmaktır. "Doğru", "karşı", "başka", "önce" ve "sonra" gibi sözcükler başka görevlerde de kullanılır. Ölçüt basittir: sözcük önündeki sözcükle birlikte bir öbek kuruyorsa edattır, tek başına bir adı niteliyor ya da eylemi tek başına belirtiyorsa başka bir türdür.
Eve doğru yürüdü.
Denize karşı oturduk.
Senden başka kimse gelmedi.
Doğru cevabı buldu. (sıfat)
Karşı kıyıda ışık yandı. (sıfat)
Ben sonra gelirim. (zarf)
"İle" için ayrı bir sınama vardır: yerine "ve" koyabiliyorsan bağlaçtır ("Ali ile Ayşe geldi" → "Ali ve Ayşe geldi"), koyamıyorsan edattır ("Kalemle yazdı").
Kendini dene
Hesap açman gerekmez. Bir seçeneğe dokun, açıklamayı oku, sonra bir sonrakine geç.
1. İşaretli sözcük edat mı?
Eve doğru koşmaya başladı.
"Eve doğru" bir öbek kuruyor ve yön bildiriyor. Önündeki sözcük yönelme hâlinde: edat.
Sorunun doğru cevabını buldu.
Burada "doğru", "cevap" adını niteliyor. Sıfattır, edat değil.
Denize karşı çay içtik.
"Denize karşı" öbeği konum bildiriyor; "karşı" yönelme hâlindeki sözcüğe bağlı: edat.
Karşı kıyıda bir ışık yandı.
"Karşı" burada "kıyı" adını niteliyor. Sıfattır.
Dersten sonra kütüphaneye gittik.
"Dersten sonra" öbeği zaman bildiriyor; önündeki sözcük ayrılma hâlinde: edat.
Sen önden git, ben sonra gelirim.
"Sonra" burada tek başına eylemin zamanını bildiriyor, bir öbek kurmuyor. Zarftır.
Senden başka kimse bilmiyordu.
"Senden başka" öbeği "dışında" anlamı katıyor: edat.
Başka bir kitap okuyalım.
"Başka", "kitap" adını niteliyor. Sıfattır.
2. Bu edat önündeki sözcükte hangi hâli ister?
gibi — "kuş gibi"
"Kuş" ek almamış, yalın hâlde. "Gibi" yalın hâl ister.
göre — "bana göre"
"Bana" sözcüğünde yönelme eki var. "Göre" yönelme hâli ister.
beri — "sabahtan beri"
"Sabahtan" ayrılma hâlinde. "Beri" ayrılma hâli ister.
için — "senin için"
Zamirlerle ilgi hâli alır ("senin"), adlarla yalın kullanılır ("okul için"). Bu yüzden ilk gruptadır.
rağmen — "yağmura rağmen"
"Yağmura" yönelme hâlinde. "Rağmen" yönelme hâli ister.
dolayı — "hastalıktan dolayı"
"Hastalıktan" ayrılma hâlinde. "Dolayı" ayrılma hâli ister.
doğru — "akşama doğru"
"Akşama" yönelme hâlinde. "Doğru" yönelme hâli ister.
itibaren — "yarından itibaren"
"Yarından" ayrılma hâlinde. "İtibaren" ayrılma hâli ister.
ile — "otobüsle"
"Otobüs" yalın hâlde; "ile" çoğunlukla "-le" biçiminde sözcüğe bitişir.
3. "İle" edat mı, bağlaç mı?
Annesi ile babası törene geldi.
"Annesi ve babası" denebiliyor. İki öğeyi bağlıyor: bağlaç.
Mektubu kurşun kalemle yazdı.
"Kurşun kalem ve yazdı" denemez. Araç bildiriyor: edat.
Elma ile armut aldım.
"Elma ve armut aldım" denebiliyor: bağlaç.
Kardeşiyle sinemaya gitti.
Birliktelik bildiriyor; "ve" konamaz: edat.
Otobüsle okula gidiyoruz.
Araç bildiriyor: edat.
Ahmet ile Zeynep proje hazırladı.
"Ahmet ve Zeynep" denebiliyor: bağlaç.
Bu sitenin adı neden ilgeç?
İlgeç, sözcükler arasında ilgi kuran sözcüktür. Biz de aynı işi sınıfta yapmak istiyoruz: kavramla öğrenci, soruyla düşünce, öğretmenle sınıf arasında bağ kurmak. Bu sayfadaki alıştırmalar da ilgeç'in etkinlik motoruyla aynı mantıkla çalışıyor.
Sık sorulanlar
İlgeç ile edat aynı şey mi?
Evet. İlgeç, Arapça kökenli "edat" teriminin Türkçe karşılığıdır. Okul kitaplarında çoğunlukla "edat" ya da "son çekim edatı" denir; dil bilimi çalışmalarında "ilgeç" terimi de yaygın biçimde kullanılır.
Edatlar hangi hâl eklerini ister?
Bir bölümü sözcüğün yalın hâliyle (zamirlerde ilgi hâliyle) kullanılır: gibi, için, ile, kadar. Bir bölümü yönelme hâli ister (-e): göre, karşı, doğru, rağmen, dair. Bir bölümü de ayrılma hâli ister (-den): beri, önce, sonra, dolayı, itibaren.
"İle" ne zaman bağlaç, ne zaman edattır?
"İle" yerine "ve" getirilebiliyorsa bağlaçtır: "Elma ile armut aldım." Getirilemiyorsa edattır; çoğunlukla araç ya da birliktelik anlamı taşır: "Otobüsle geldim", "Kardeşiyle konuştu."
Edat grubu cümlede hangi görevi üstlenir?
Edat, önündeki sözcükle birlikte bir öbek kurar. Bu öbek cümlede çoğunlukla zarf tümleci olur ("Dersten sonra çıktık"). Bir adın önüne geldiğinde sıfat görevi de üstlenebilir ("çocuk gibi bir sevinç").